orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
ENSAR EVLERİMİZE GİRECEK
MEB, FET֒nün çocukların beyin yıkama yöntemi olarak kullandığı “sohbet” uygulam
Tülay DURMUŞ vefat etti
Ören Yakuplu mahallesi sakinlerinden Rh. Ali Durmuş'un kızı Tülay DURMUŞ v
HASTALARIMIZA GEÇMİŞ ž OLSUN
Geçmiş olsun:KARAOSMANOĞLU-COŞTUR-BALCI-KART-MAKULOĞLU
MUSTAFA DALMAN VEFAT ETTÄ°
Eynesil Gümüşçay mahallesi sakinlerinden Mustafa DALMAN vefat etti
MEHMET BAŞ VEFAT ETTİ
Ören Beldesi Kıran Mahalle sakinlerinden Mehmet BAŞ (Seyit Paşa) vefat etti
CEMAAT ÜLKESİMİ OLUYORUZ

CEMAAT ÜLKESİMİ OLUYORUZ

  Bu haber 11 Agustos 2017, Cuma 08:27:40 eklenmiştir. 444 kez okunmuştur.
CEMAAT ÜLKESİMİ OLUYORUZ FET֒den boşalan yerler yeni tarikatlarla dolduruldu.Eğitim cemaat vakiıflarına teslim.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Fethullahçı örgütlenmenin tasfiyesi ile boşalan alanları, birçok cemaat ve dini vakıf doldurdu. 15 Temmuz’un ardından dini yapıların kamudaki etki alanları, protokoller ve kadrolaşmalarla genişledi.

AKP’nin uzun yıllar ortak olduğu FETÖ’nün, 15 Temmuz’daki kanlı darbe girişimi sonrası yaşanan tasfiyelerin ardından kamuda boşalttığı yerlerde yeni cemaat ve dini örgütlenmeler palazlanıyor. Uzun yıllar ittifak halinde ülkeyi birlikte yöneten AKP ve FETÖ’nün devletin bölüşümündeki kavga nedeniyle yaşadığı kavga ülkeyi darbenin eşiğinden döndürürken, ‘eski ortak’tan boşalan yerler yeni cemaat ve tarikatlar tarafından doldurulmaya başlandı.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında kamuda kadrolaşma oranı yüzde 15 olan Gülen Cemaati’nin (FETÖ), 15 yıllık AKP döneminde kamuda kadrolaşma oranı iki kattan fazla artarak yüzde 35’e ulaştı. Devletin hemen her kurumuna yerleştirilen Cemaat üyeleri, 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi ardından kadrolaştıkları kurumlardan tasfiye edilmeye başlandı. FETÖ’den boşalan kadroları doldurmak için cemaatler ve vakıflar sıraya girdi. Yeni dönemde eğitim gerici vakıflara teslim edilirken cemaatlere Sağlık Bakanlığı’ndan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kadar birçok bakanlıkta etkin rol verildi.

Süleymancılar Tarikatı

Cumhuriyet’in ilk yıllardan itibaren varlığını sürdüren Süleymancılar, uzun yıllar gizli sürdürdükleri hareketlerini, Özal Hükümeti’nin Kur’an ve din eğitimini normalleştirmesiyle beraber gün yüzüne çıkarttı. Siyasetle yakından ilgili olan Süleymancılar, bu yönleriyle Gülen Cemaati ile büyük benzerlik gösteriyor.

Varlığını türban ve Kur’an eğitimi üzerine kuran Süleymancılar, bir dönem etkisini yitirse de kamudaki varlığını korumayı başardı. Hükümet- Gülen Cemaati kavgası bu gruba yaradı, Milli Eğitim’de Gülen yapılanmasından boşalan kadrolar, Süleymancılar tarafından dolduruluyor. Süleymancılar, ülke genelinde iki bin binden fazla olduğu tahmin edilen öğrenci yurtlarında dini eğitim veriyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve Süleymancılar arasında imzalanan “Değerler Eğitimi Protokolü” kapsamında gerici ideolojisini okullarda düzenlediği seminerlerde çocuklara aktarıyor.

Süleymancılar’a ait olan Aladağ’daki Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği (TÇTYD) Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan ve 11 çocuğun ölümü ile sonuçlanan yangından sonra ortaya çıkanlar hükümetin bu grubu himayesinin ulaştığı noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

Menzil Tarikatı

AKP-Gülen Cemaati ilişkilerinin bozulmasının ardından adını ciddi biçimde duyurmaya başlayan Menzil Tarikatı’nın çok sayıda radyo-televizyon kanalı bulunuyor. Gülen yapılanmasından farklı olarak, yetişkinleri ve gelir düzeyi görece iyi olanları örgütleyen tarikat, “Semerkand” isimli bir de dergi yayımlıyor.

Nakşıbendiliğin kolu olan Menzil Tarikatı, “Yolsuzluk Operasyonu” sonrası cemaatlere yönelik, “Ya benimlesiniz ya onlarla” çağrısından sonra Erdoğan’ın yanında taraf tutan ilk dini yapılanma. Özellikle esnaflar arasında örgütlenen Menzil, Adıyaman kökenli bir tarikat olmasına karşın bütün ülkeye yayıldı. Tarikat liderlerine ‘Gavs’ ismini veren Menzilcilerin ‘Minah’ adında bir de başucu eserleri bulunuyor. Tarikatın, “Semerkand Öğrenci Yurdu” adı altında ülke genelinde 150 yurdu bulunuyor.

Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez’in görevden ayrılmasında pay sahibi olduğu söylenen Menzil; İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nda da etkili. Emniyet mensuplarının yükselebilmek için Menzil’den referans aldığı iddiaları sürekli dile getiriliyor. Tarikatın etkisini en fazla hissettirdiği bakanlık ise Sağlık Bakanlığı… Menzil’in, özellikle kabine değişikliğiyle görevinden alınan eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ döneminde bakanlıkta kadrolaştığı biliniyor.

Hacamat ve sülük yasallaştı

Hükümetin hacamat ve sülük tedavisini yasallaştıran Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’nin yanı sıra, hastanelerin hasta odalarına kıble yönünü gösteren işaretler, seccade, Kuran ve “Peygamberin Hayatı” kitabının konması uygulamasını Menzil’in etkisiyle gerçekleştirdiği ifade ediliyor.

İsmailağa Cemaati

AKP’li bürokratların grubun lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’yla verdiği pozlarla akıllarda kalan İsmailağa Cemaati, 15 Temmuz’un ardından pastadan en büyük pay alan cemaatlerden. Cemaat, kamuoyunda Cübbeli Ahmet diye bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün medyaya yansıyan haberleriyle geleneksel “cemaat profili”nden uzak bir çizgi sergilese de son bir yılda eğitimin gericileşmesinde etkin rol oynuyor.

İsmailağa Cemaati’ne bağlı İslami İlimler Akademisi’nin müfredatı açıklandı. Cemaat öğrencilere akademiye kaydolabilmek için “Liseyi dışarıdan bitirin” telkininde bulundu.Cemaat lideri Ali Ulvi Uzunlar, okullarına kayıt olacak öğrencilerin yaşıtlarına oranla avantajlı olacağını iddia ederek, öğrencilere liseyi dışarıdan bitirme önerisinde bulundu.


Çok sayıda öğrenci yurdu ve Kuran kursu

Nakşibendi geleneğinin Türkiye’deki en etkin grubu olan İsmailağa Cemaati’nin “Marifet Derneği” adı altında ülke genelinde açtığı çok sayıda öğrenci yurdu olduğu biliniyor. Genellikle eğitim almayan insanlar arasında örgütlenen İsmailağa Cemaati’nin mensupları devlet kadrolarında etkili görevler üstlenemese de dernek adı altında açtığı yurt ve Kuran kurslarıyla etki alanı genişletiyor. Cemaate, İstanbul Beykoz’da geçen yıl tartışmalı bir biçimde büyük bir imar alanını tahsis edildi. Cemaatin bu arazi üzerinde Müceddid Mahmud Efendi Külliyesi Kız Medresesi isimli bir okulu bulunuyor.

Malatyalılar Cemaati

Gülen Cemaati’yle beraber, AKP iktidarından en fazla “nemalanan” grupların başında Malatyalılar geliyor. Gülen Cemaati gibi eğitim ve kadrolaşmaya özel önem veren grup, boşalan kamu kadrolarını doldurma konusunda diğer cemaatlere oranla öne çıkıyor.

Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde TRT ve Dışişleri Bakanlığı’nda kadrolaşan Malatyalılar, İnönü Üniversitesi’nde de çok etkililer. Adını doğduğu Malatya ilinden alan cemaatten habersiz kamuya temizlik işçisi dahi alınamıyor.

Hamiyet ve İrfan Vakfı

2006 yılında Ankara’da kurulan Hamiyet ve İrfan Vakfı (AHİ) Gülen-AKP ilişkilerinin bozulmaya başladığı 2013 yılından bugüne etki alanını genişletmeye devam ediyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü’yle protokol imzalayan vakfın, Ankara başta olmak üzere İstanbul, Konya ve İzmir de çok sayıda öğrenci yurdu bulunuyor.
AHİ’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’yla imzaladığı protokolün amacı, vakfın internet sitesinde şu ifadelerle yer alıyor:
“Çocuk evleri açılması, çocukların psikososyal ve fiziksel gelişimlerine katkıda bulunulması, yüksek yararının gözetilmesi amacıyla işbirliği içerisinde, her türlü proje ve sosyal etkinlikleri gerçekleştirmek…”

Ankara’nın Batıkent semtinde Büyükşehir Belediyesi tarafından vakfa tahsis edilen büyük bir arazide AHİ’nin öğrenci yurdu bulunuyor. Tabelası olmayan, etrafı yüksek duvarlarla çevrili yurt, çevrede yaşayan yurttaşların tepkisine yol açıyor.

Eğitim Ensar’a teslim

Darbe girişimi ardından ülke genelinde Gülen’e ait okullar ve kurslar kapatılırken, AKP eğitimi vakıflar eliyle yürütmeye devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Karaman’daki yurdunda çocuklara yönelik yaşanan tecavüz olaylarıyla tepki çeken Ensar’a imzaladığı protokolle eğitimde büyük alan açıyor.

Protokolün açtığı yoldan Ensar, ortaokul ve liselerin yanı sıra üniversiteye giriş kursundan Kuran kursuna kadar istediği her alanda eğitim verebiliyor. MEB’in Ensar’a tanıdığı yetkilerden bazıları şunlar:

»Ortaokul ve liselerde sanatsal, sportif, sosyal, kültürel, bilimsel ve teknolojik kurs açma

»Bakanlıkla koordineli olarak, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik gezi ve kamplar düzenleme

»MEB’e yeni öğretim programları teklif etme

»Öğretmen Adayı Yetiştirme Programı’na kitap önerme

»MEB’de ihtiyaç olduğu takdirde kendi bünyesindeki öğreticileri görevlendirme.

Öğrenciler TÜGVA’ya emanet

AKP’nin öğrencileri “emanet ettiği” bir diğer vakıf ise Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA). AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu vakıf, ilkokullardan üniversitelere kadar geniş bir zeminde varlık gösteriyor. TÜGVA’nın çocuklara ve gençlere yönelik bazı faaliyetleri şöyle:

»‘Namaz Ağacı’ Projesi (2 bin 200 öğrenci)

»İlkokullarda, ‘Çizimlerle Hadis’ Yarışması (10 bin öğrenci)

»‘Okuldan Sonra Camiye’ etkinliği (6 ilde 500 öğrenci okuldan sonra camilere taşındı)

»68 ilde ‘Lise Sohbetleri’

»33 üniversite kampüsünde iftar etkinlikleri

»‘Haydi Baba Camiye’ etkinliği (Ülke genelinde 55 buluşma)

»Cumhuriyet gazetesi iddianamesinde bilirkişi raporunu yazan Ünal Aldemir’in eğitmen olduğu Uluslararası Yüksek İstişare Kurulu, TÜGVA ile “yeni nesil gazetecilik” eğitimi vermek için protokol imzaladı.

MEB’in arka bahçesi: İlim Yayma Cemiyeti ve Birlik Vakfı

MEB, Ensar’a olduğu gibi İlim Yayma Cemiyeti ve Birlik Vakfı’na da e-yaygın sistemdeki öğretim programlarını kullanarak her düzeyde öğrenciye yönelik sosyal, kültürel, sportif, mesleki ve teknik kurslar düzenleme olanağı verdi. İlim Yayma Cemiyeti’nin başta İstanbul ve Bursa olmak üzere toplam 142, Birlik Vakfı’nın ise ülke genelinde 200’e yakın öğrenci yurdu bulunuyor.


İmam hatipler için yeni formül: Proje okullar

AKP, ÖSYM sonuçlarıyla başarısızlığı bir kez daha kanıtlanan imam hatipleri, “Anadolu Fen ve Sosyal Bilimler İmam Hatip Lisesi” adı altında ve ‘proje okul’ uygulamasıyla yaygınlaştırmayı planlıyor

Cemaat okulları proje okulu yapılıyor

MEB, 15 Temmuz’un ardından KHK ile el konulan cemaat okullarını da, proje okul kapsamında Anadolu fen ve sosyal bilimler imam hatip lisesi olarak yeniden şekillendirerek açıyor. İstanbul’da el konulan 14 okul bu şekilde Anadolu imam hatip fen ve sosyal bilimler lisesine dönüştürüldü.

Güzel sanatlar ve spor imam hatip liseleri

Geçen yıl uygulanmaya başlayan imam hatip proje okullarında bu yıl bilimsel alanların yanı sıra “Tematik” alan programlarının da öğretiminin yapılacağı duyuruldu. Bazı imam hatip proje okulları artık mülakatlar sonucu alacağı öğrencilere, spor ve güzel sanatlar öğretim programı da uygulayabilecek.

Başarısızlığa yeni çözüm arayışı

BirGün’e konuşan Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, liseler bünyesindeki ortaokullara sınavla öğrenci alınarak TEOG’a girmeden Türkiye’nin nitelikli ve köklü okullarda öğrenim görmesinin önünün açılmak istendiğini altını çizdi. Bozdoğan, “Bunun asıl amacı imam hatip liselerindeki başarısızlığı örtecek bir formül aramaktır. İlkokuldan sonra öğrencileri kendileri alıp, nitelikli okullarda yetiştirmek istiyorlar” dedi. 

Ankara, İstanbul ve İzmir’deki yüksek puanla öğrenci alan liselerin bünyesinde de ortaokul kurulabileceğini belirten Bozdoğan “Dördüncü sınıftan itibaren okul yönetiminin yaptığı sınavla istedikleri öğrencileri alıp üniversiteye kadar yetiştirecekler. Belirli bir öğrenci grubu ayrıştırılacak. Eğer bunu gerçekleştirirlerse kendilerinden olmayanların çocuğu Atatürk Anadolu, Kadıköy Anadolu gibi nitelikli liselere gitme şansı da ortadan kaldırılacak. Bu okullar tamamen ele geçirilmiş olacak” diye konuştu......
Kaynak.Birgün

Ensar’a 1000 yeni kapı Bakanlık üzerinden Halk Eğitim’e

Meğer Ensar Vakfı, sadece ortaokul ve liselere değil, yaygın eğitime, yani Halk Eğitim Merkezleri’ne de (HEM) giriyormuş.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Ensar ile imzaladığı son protokol, bu vakfı ülke genelindeki 1000’e yakın HEM’de kurslar düzenleme hakkı veriyor.

Çok daha önemlisi ise kendi müfredatını oluşturmasına kapı açıyor.

Ensar, MEB’i arkasına alarak milyonlarca yetişkin insana, üniversiteye giriş kursundan, din adamlığı kursuna kadar değişen çeşitlikte programlar verebilecek.

MEB verilerine göre Türkiye genelinde 986 HEM buluyor. Merkezlerde 3 milyon 400 bin civarında erkek, yaklaşık 4 milyon da kadın kursiyer eğitim gördü.

Bakanlığın Ensar ile geçen ay imzaladığı protokolde “amaç” başlıklı birinci maddenin oldukça geniş kapsamlı düzenlendiği görülüyor.

Madde şöyle:

“Bu protokolün amacı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ensar Vakfı işbirliğinde yaygın eğitim kurumlarındaki kursiyer ve eğiticileri ile örgün eğitimdeki öğrenci ve öğretmenlere yönelik sosyal, sanatsal, kültürel, sportif, bilimsel, teknolojik etkinlikler ile ilgili seminerler düzenlemek; proje çalışmaları, yarışmalar ile mesleki ve teknik kurslar düzenlemektir.” 
 
‘Açık olmak’ nereye kadar?

Hem bakanlık hem de bakanlık bünyesindeki Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, (HBÖGM) Ensar için bir dizi yükümlülük altına giriyor. Bu yükümlülüklerin ilki, protokolü duyurmak üzere valiliklere, il milli eğitim müdürlüklerine bildirimde bulunma.

Ancak yaygın eğitim alanındaki gericileşmeyi derinleştirecek asıl dikkat çeken “yükümlülük” ile Ensar’a “uçsuz bucaksız” denecek bir inisiyatif tanınıyor. Bakanlığın yetki ve sorumluluk alanında olması gereken müfredat, neredeyse “anahtar teslim” denecek tarzda vakfa bırakılıyor.

Protokolün 6. maddesinde yer alan genel müdürlüğün üstlendiği o yükümlülük “Protokol kapsamında yapılacak eğitimlerde, e-yaygın sistemindeki öğretim programlarının da kullanılmasını sağlar. E-yaygın sisteminde yer almayan ve vakıf tarafından yapılacak yeni öğretim program tekliflerine mevzuat ve ihtiyaçlara göre e-yaygın sistemde yer verilmesine açık olur.”

Bu maddenin bam telini “Vakıf tarafından yapılacak yeni öğretim programları teklifleri” oluşturuyor. Genel müdürlük burada kendisini “açık olmak”la yükümlü kılmış.

Yani şu anda el sanatları, giyim, üretimden antepfıstığına, denizcilikten sağlığa dek 3176 branşta öğretim programına yer verilen HBÖGM’de Ensar’ın teklif edeceği yeni kurs tipleri de eklenecek.

Dershanelerin kapatılmasının ardından, mezunlar için üniversiteye hazırlık kurslarının halk eğitim merkezlerinde de verildiğini hatırlayacak olursak, Ensar’ın, bu protokolden aldığı güçle LYS hazırlık kursu açmasının önünde bir engel yok. 
 
Geziler, kamplar

Ensar’ın örgün eğitimde yani ortaokul ve liselerde sanatsal, sportif, sosyal, kültürel, bilimsel ve teknolojik kurs açabileceğini daha önce yazdım. Protokol göre Ensar, gezi ve kamp da düzenleyebilecek. Bakanlık da bu konuda vakıf ile koordineli çalışma yükümlülüğünü üstlenmiş.

Ortaokulda okuyan çocuğunuzun Ensar tarafından ne tür gezi ve kamplara götürülmek isteneceği henüz bilinmiyor. Belki zaman içinde öğrenilir.

Beş yıllığına düzenlenen bu protokole, yenilenmemesi halinde 5 yıl daha devam edeceği maddesi konulmuş. Yani Ensar’a 10 yıl boyunca kendi müfredatını oluşturup yaklaşık 8 milyon kişiye eğitim vereceği bir zemin açılmış oluyor. 

Proje “büyük.”  ...Kaynak:Cumhuriyet



ETİKETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Ferrari, Hilton, Bugün, Serdar Özkan, Manchester City, Karşıyaka, Büyükşehir Belediyespor, Klip, Madonna, Konyaspor, Bülent Ersoy, Manisaspor, Zaman, türkiye kupası, Bucaspor, İngiltere, Tokat, Alparslan Erdem, Arkas, Yorum, Yıldırım, Genç, Oğulcan Engin, Akşam, Turkcell, Gökhan Ünal, Mustafa Denizli, Haber, Sabah, Almanya,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !