orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
HOCAMIZA GEÇMİŞ OLSUN
Hüseyin Hayri Eren (Fahr'inin Mehmet) geçirdiği kaza sonucu ameliyat oldu
ÇOCUK SUSAR SEN SUSMA
115 hamile çocuk! ..Bu utanç tablosunu yaratanlar yargılansın
GİRESUN SPOR ÇEYREK FİNALDE
Giresunspor Ziraat Türkiye Kupasında adını çeyrek finale yazdırdı
EYNESİL YASA BÜRÜNDÜ
Ören Spor'un genç sporcusu trafik kazasında vefat etti
Trabzon'da uçak pisten çıktı
Trabzon’da pistten çıkan uçağın pilotunun ilk ifadesi ortaya çıktı
GİYİM KUŞAM KÜLTÜRÜ

GİYİM KUŞAM KÜLTÜRÜ

  Bu haber 05 Nisan 2011, SALI 12:50:41 eklenmiştir. 3854 kez okunmuştur.
GİYİM KUŞAM KÜLTÜRÜ Keşan, Karadeniz geleneksel kadın giyim kültürünün simgesel unsurlarından biri olmuştur. Karadeniz kadını keşanı başörtüsü, bel kuşağı, omuz şalı, havlu, peştamal gibi işlevlerde kullana gelmektedir. Günümüzde ise dekoratif amaçla kullanım yaygındır. Bunun nedeni Türklerin yaşamlarında birçok şeyi birden çok amaç için kullanmalarıdır.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Yöresel  kıyafetlerimiz

the image

Erkek Kıyafetleri :

the image

Bayan Kıyafetleri

Gömlek

İç gömlek

İç don 

İçlik entari (Mintan)

Zıpka-Zıvga-Zıfka

Üç etek

Cepken-Kapalı yelek- Yelek-Cepken

Göğüslük

Kışın aba-Ceket

Yelek

Çarık-Yemeni veya kabaralı kundura

Sarka

Fes veya kukulat

Don (Tuman)

Kemer-silahlık veya kuşak

Şal kuşak

Yün çorap

Şal peştamal

Aksesuarlar:gümüş hamaylı, pazvat

Tepelik veya fes

muska (gümüş kap içinde), gümüş köstek

Yaşmak-Çember

 

Yün çorap

 

Çarık veya kabaralı kundura

 

Aksesuarlar:gerdanlık,gümüş

 

Kemer, gümüş küpe,gümüş

 

Hamaylı.

 

 

KUŞAK: Hazır olarak alınan kuşaklar Bütün yörede geleneksel kıyafetin en yaygın kullanılan elemanı özelliğini halen korur. Kuşak yörede yük taşıyan kadınların bel sağlıkları için vaz geçilmez değerdir ve Türkiye’nin her tarafında kullanılır. Ancak bu bölgede kullanılan kuşaklar kalınlığı ile diğer bölgelerdeki kuşaklardan ayrılır.

Hazır olarak alınan kuşak kullanılmadan önce bazı işlemlerden geçirilir. Öncelikle kenarından sarkan saçakların içinden bazı beyaz iplikler kesilir. Daha sonra bu saçaklar ikişer, üçer şekilde bükülür veya dibinden düğümlenir. Bu saçakları bükmeye “ kuşak kıvratma” denir. buradaki amaç saçakların kısa sürede dökülmesini önlemektir. Daha sonra kuşağın iki kenarına “çapan “ denilen ve yer tezgahlarında dokunan dar bir dokuma çeşidi dikilir. Çapanın ucuna da ibrişimden yapılan ve “toka “denilen bir çift püskül yapılır.Kuşak tokası alalade bir püskül değildir.Bir tahta üzerine çakılan iki çiviye ipler sayılarak dolaştırılır. Çividen çıkarılıp başı sarıldıktan sonra ters çevrilip başı tekrar özenli bir şekilde sarılır.Toka çift olarak kullanılır. Kuşak çaprazlandıktan sonra eşkenar üçgenin her iki kattaki saçakların birleştiği uç noktalarına birer tane toka dikilir.Tokanın sadece ibrişimden olanı olduğu gibi ipin ucuna “tor “denen boncuklar takılarak yapılan “torlu toka” çeşidi de vardır.

PEŞTAMAL: Kuşağın üzerine bağlanan yöresel bir dokuma çeşididir. Günümüzde hazır olarak alınır. Yöremizde kullanılan renkler bordo-beyaz, bordo- siyah ve kahverengi- siyahtır. Eskiden “şal peştambal” denilen ve,yünden dokunan Siyah renkli peştamallar da yaygın şekilde kullanılırmış. Şal peştamalların uçlarında bele bağlamak için ucu püsküllü özel bağları bulunurmuş.Gelinler için ise ipek peştamallar satın alınırmış.Peştamal kuşakla veya kuşaksız olarak kullanılır. Eskiden peştamalsız dolaşmak ayıp sayılırken ve kuşak peştamal olmadan sarılmazken günümüzde sadece kuşağın kullanıldığı da görülebiliyor.Hazır alınan peştamalın kenarına sökmemesi için dikiş geçilir.Bele sarılırken sadece sarılıp bırakıldığı gibi sarıldıktan sonra katlanıp bele de sokulur.Peştamalın katlanması da özel şekilde olur. Ortaya yakın bir yerden alınıp katlanır. Peştamalı katlamanın birkaç değişik şekli de vardır. Ancak hiçbir zaman bir ucu alınıp üçgen yapılıp bele sokulmaz. Peştamal kuşağın üzerine sarılıyorsa katlanırken kuşağın saçaklarına dikkat edilir. Saçaklar görülecek şekilde katlanır.Eskiden bazı köylerde peştamalı katlamak ayıp görülürmüş.Özellikle de fakirliğin fazla olduğu yıllarda peştamal örtünmede son derece önemli bir işlevi karşılarmış. Günümüzde iseYaşlılar ve orta yaşlılar arasında bu işlevini devam ettirse de gençler arasında daha çok bir süs olarak kullanılıyor.

FİSTAN-ETEK-CEKET: Etek ile ceket fistanın iki parçaya ayrılmış halidir. Bele yakın kısmından düz, bir karış kadar aşağıda ise sık olarak kırmaları vardır. Göğüs kısmı son derece boldur. Boğazın ön kısmında buluna dik bir yaka sayesinde giyilip çıkarılır. Yakada düğme vb bulunmaz. Yaka kısımları , kol uçları nakışlarla süslü olduğu gibi sade, süssüz de olabilir.Renk tercihinde belli bir kural yoktur. O günkü zevke göre değişik renklerde ve desenlerde olabilir. Ancak genel olarak canlı renkler tercih edilir.

YELEK: Son derece süslüdür.Bel hizasına kadar ancak iner. Dış kısmı iki renkten oluşur.Şalpazarı’na özgü bir hali vardır. Yukardaki parçalar diğer ilçelerde de kullanılırken yelek buraya hastır. Diğer ilçelerdeki yelekler uzunluklarıyla ve nakışlarıyla farklıdır. Şalpazarı’nda yeleklerde düğme, ip vb yoktur. Yakası bağlanmaz, iliklenmez. Bu yönüyle diğer kullanılan yeleklerden de ayrılır.

ŞALVAR:  “Don” ve “dizlik” olarak adlandırılan şalvar Şalpazarı köyleri arasındaki en farklı kıyafet öğesidir. Genel olarak koyu renk bezlerden yapılır ve diz seviyesinde olur. Bazı köylerde fistanın altından çıkacak kadar uzun olurken bazı köylerde görünmesi ayıp sayılır.

BEL BAĞI: Genellikle pembe, kırmızı gibi parlak r4enklerden yapılır.5cm kadar çapında ve sade olarak elde şişle örülür. Daha sonra ucuna saçaklardan özel bir püskül yapılır. Fistanın üzerine, kuşağın altına bağlanır. Püskülü yana gelir ve kuşağın altında görülür.

KILIF BAĞI: Bu bağ kuşağın üzerine bağlanır.”kuşak üstü bağı” ya da “bel bağı” da denir.Yer tezgahında uzun olarak dokunur. Bele göre kesildikten sonra ucuna “terki bağı “denilen bir bağ örülür. Bağın ucuna püsküller yapılır. Bele bağlanması da özel şekilde olur.Kalçanın üzerine iki tarfata iki püskül gelecek şekilde ayarlanır. Belin önünde ortada püskül olacak şekilde bağı düğümlenir.

İŞLİK: Yeleğin kollu hali olup günümüzde kullanan çok azdır. Yelek kadar canlı renklerden yapılmaz. Yapımında daha çok koyu renkler ağırlıktadır ve yelek kadar da süzlü ve nakışlı değildir.

ÇORAP: Çorap olarak yün çorap, “çöpür çorap” denilen keçi kılından yapılan çorap ve “ala çorap” denilen çoraplar kullanılır. Ala çorap kadınlar tarafından kullanılıp çok renkli, alacalı bulacalı ve değişik nakışlarla süslüdür. Yün çoraplar da örülürken desenli olarak örülür.Ala çoraplarda kullanılan nakışların değişik isimleri vardır.Örneğin çark, kelebek, ayna, töngel gibi. Yün çoraplardaki nakışlara da burma, göz gibi isimler verilir.Ayağa giyilen çorapların kısaları olduğu gibi diz seviyesine kadar uzanan çeşitleri de vardır.Beyaz çorap giyildiğinde dize kadar uzana bir çorabın üzerine kısa olan koyu renkli bir çorap giyilir.

BAŞ ÖRTÜSÜ: Baş örtüsüne “cember “denir. Günümüzde kullanan çok az olsa da baş bağlamanın değişik şekilleri vardır. Baş örtüsü olarak beyaz cember ve siyah cemberler kullanılır. Cemberlerin kenarı puldan, boncuktan veya değşik malzemelerden yapılmış oyalarla süslü olur.Baş örtüsü bağlama şekilleri genelde şunlardır.

-Guş guyruk:”Üstten bağlama “da denir. Genelde iş güç sırasında, ev içinde kullanılan bağlama şeklidir. Üçgen şeklinde katlnana baş örüsünün uçları alnın üzerine bağlanır.

-Alttan sarma: Baş örtüsünün uçlarının çene altında bağlanmasıdır.

-Alttan dolama:baş örtüsünün uçlarının boğaz çevresinde dolanarak düğümlenmesidir. Burada düğüm baş örtüsünün altında olduğu gibi üzerinde de olabilir.

-Tabla:İki tane baş örtüsü kullanılır. Bir tanesi sarık şeklinde katlanarak başın çevresine dolanır. İkincisi diğerinin üzerine bağlanıp uçları çene altından dolaştırılarak başın üzerinde düğümlenir.

-Fes: Tabla şeklinde bağlamaya benzer. Ancak önce başa hazır alınan bordo renkli fes konur. Onun üzerine tabla bağlaması yapılır.Tabla ve fes şeklinde baş bağlama sırasında uzun saçlar arasına bez de katılarak örülür. Saç örgüsü baş çevresinde dolanır ve bunun üzerine sarık şeklinde birince örtü bağlanır. Sarık şeklinde bağlanan örtünün

–siyah renkli ve el baskısı cemberler kullanılır- çiçekleri önden görülecek şekilde ayarlanır.

-Atma cember: Bir örtü bütün olarak başa atılır. İki ucu çene altında birleştirlir. Arkada kalan uçları çene altından dolaştırılıp başın üzerinden dolaştırıldıktan sonra yan tarafa sokulur.Atma cemberde çoğunlukla beyaz, oyasız örtü kullanılır.

YARLIK: Günümüzde artık kullanılmayan bir parçadır.Köşelerine bağ dikilmiş bir parça bez, vücudun göğüs kısmının üzerini örtecek şekilde fistanın bağlanır.Yaşlı kadınlar kullanırdı.

ÇARIK: Sığır derisi kurutulup ıslatıldıktan sonra tüyleri temizlenir. Ayağa göre kesilir. Yine deriden kesilen ince sırım ile dikilir. Daha sonra yünden yapılan çarık bağı takılır. Çarık bağı ayak bileğine dolanarak bağlanır.

DİREM KUŞAĞI: Gelinlerin kullandığı, ince ve bol saçaklı bir tür kuşaktır.

Artık direm kuşağı ve yarlığı kullanan hiç yok. İşlik, tabla, fes ise tek tük görülebiliyor. Peştamal ise günlük kullanım eşyası olmaktan çıkıp sadece bir süsü eşyasına dönmek üzere. Şal peştamal ise artık yapılmıyor.


 



ETİKETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Zaman, Beşiktaş, Eurovision, Sinan Engin, Mart, Fenerbahçe, Yıldırım Demirören, Yorum, Van, Juventus, Sakarya, Haber, Klip, Akşam, Tokat, Fatih Tekke, Mustafa Denizli, Serdar Özkan, Turkcell, futbol, türkiye kupası, Atletico Madrid, Bucaspor, Kasımpaşa, Oğulcan Engin, Büyükşehir Belediyespor, Genç, Bugün, Madonna, Yıldırım,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !