orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
ÖZDİLEK AVM EYNESİL DEDİ
Eynesil Kemaliye köyü eski Dernek Başkanı Hasan Cıvak'ın başına talih kuşu kondu
ÖREN-RABİA NAZ VATAN'A AĞLIYOR
Rabia Naz VATAN (10) kızımızı kaybettik
FATMA TUFANOĞLU VEFAT ETTİ
Ören Beldesi Camidüzü mahallesi sakinlerinden Fatma TUFANOĞLU vefat etti
'şeker fabrikaları' daveti
Karamollaoğlu'ndan, Hatay'a giden ünlülere 'şeker fabrikaları' daveti
Ahmet Ceylan'ın eşi vefat etti
Eynesil Medyası gazetecilerinden Ahmet CEYLAN eşi Tenzile CEYLAN vefat etti
DÜĞÜNLERİMİZ

DÜĞÜNLERİMİZ

  Bu haber 05 Nisan 2011, SALI 13:45:24 eklenmiştir. 1874 kez okunmuştur.
DÜĞÜNLERİMİZ Giresun Türkmen Çepni'lerine özgü yöresel kültürdeki Düğün adetleri kemençe horon eşliğinde devam edtmektedir.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

DÜĞÜNLERİMİZ

 

Kız isteme ve söz kesme: Kız istemeye gidilecek eve ilk gidileceği zaman konu hatırlatılmadan gayet gizlice oğlanın anne-babası veya en yakın akrabalarından birine söylenir ve gidilir..Kız istemeye giden kişiler "Allah'ın rızasıyla Peygamberin kavliy-le kızınızı oğlumuza istemeye geldik, verseniz de sağ olun vermese-niz de" diyerek konu açılır. Evlenecek gençlerin rızası olduğu bilinse de "düşünelim, görüşüp, konuşalım" cevabıyla zaman istenir. Bu şekilde cevaplar işin olacağına delalet olur. Çünkü bazı aileler bir evliliğin olamayacağına peşinen karar verirse " Bir daha bu konu için kapımızı çalmayın" şeklinde bir cevap verir ve konunun kapanmasını sağlar. Bundan sonraki kız isteme ziyaretleri olumlu yönde olursa devam eder ve söz kesilir. Yöremizde nişan düğünlerine rastlansada  pek sık tekrarlanmaz. Söz kesildikten sonra, aradan fazla zaman geçirilmemeye çalışılır.

Kaçma, Kaçırma: Evlenecek gençlerin aileleri arasındaki uyumsuzluklar veya aile içindeki anlaş-mamazlıklar, ailelerin çocuklarına eş olacak insanlarda bazı kurallar aramaları seven gençlerin kendi rızasıyla kaçarak evlenmelerine sebep olabilmektedir. Bu durumda özellikle kız tarafı dargınlık gösterse de, zamanla tatlıya bağlanmış olur." "Kendi düşen ağlamaz" sözünün sağlam yuva kurmasına vesile olacağı düşünülse de ileride doğabilecek, eşler arası geçimsizliklerde kızların zor durumda düştükleri de görülmektedir.Kızın rızası olmadan zorla çekerek kaçırma olaylarına, günümüzde rastlanmamaktadır.

Çeyiz: Yöremizde çeyiz, genç kızlar için çok önemlidir. Boş vakitlerini çeyiz yaparak değerlendirirler. Düğüne kısa bir zaman kâlâ kızın arkadaşları ve yakınları tarafından yıkanır ütülenir ve özenle sandığa yerleştirilir. Çeyizin sergilemesine düğünden 1-2 gün önce başlanır. Çeyizin evden alınıp götürülmesi, eğlence şeklinde geçer. Oda donatma işini (çeyizin sergilenmesi) kızın yakın akrabaları ve arkadaşları ? Odayı donatan kişilere erkek tarafından bahşiş verilir. Yalnız kızın çeyiz sandığı açılmadan önce damat tarafı, geline çok yakın olan birine bahşiş vermek zorundadır. Aksi halde sandık açılmaz.

Kına Gecesi: Yöremizde kına gecesi, düğünden önceki gece yapılır. Kına yakılırken, gelin adayının yüzü kırmızı bir örtüyle kapatılır, kınayı yakacak kişi damat adayının bir yakını olur. Kız kınayı eline yaktırmadan önce, kaynanadan türkü söylemesini ister. Bu istek gelin tarafından dile getirilmese de, misafirler tarafından kaynana söylenir.Gelini ağlatmak için söylenen türkü ve manilere rağmen, gelin bahşiş almadan elini açmak istemez. Alınan bahşişten sonra kına yakılır. Kına elin her tarafına yakılmaz. Kızın avucunun, ortasına gelecek şekilde erkek tarafının imkânları dahilinde madeni para veya küçük altın bırakılır ve kına bu altını veya parayı örtecek şekilde yakılır. Daha sonra kınaya gelen misafirlere dağıtılır. Eskiden kına düğünleri sadece kadınlar arasında yapılırdı. Kadınlar gelinin evine toplanır şarkılı-türkülü eğlenceler yapardı. Günümüzde, kına düğünü açık alanlarda, kadınlı-erkekli, davul zurna kemence eşliğinde horonlar tepilerek yapılır. Köylerde yapılan düğünlerde, yöremiz insanının, tutkusu haline gelen silah atma olayı çok yaygındır. Kına düğünü, gecenin geç saatlerine kadar devam eder.

Gelin alma: Eskiden yöremizde yapılan düğünlerde geline, beyaz gelinlik ve duvak yerine, gelinin başına beyaz bir çember, beyaz çember altına siyah çember atılırdı. Beline siyah peştembal sarılırdı. Düğün sabahı oğlan tarafı sabahın erken saatinde kızın evine gelir. Bu sıra da damat, gelin, damadın bir yakını, geline yakın 1 veya birkaç kişi kuaföre giderler. Saçı yapıldıktan sonra gelin tekrar baba evine gelir. Burada gelin anne, babası ve yakınlarıyla vedalaşır. Yöremizde yaygın hale.gelen "kapı açma" olayı vardır. Bu olayda, kızın kardeşi bahşiş almadan kapıyı açmaz. Alınan bahşişten sonra kapı açılır. Bu defa, gelinin başka bir yakını yine bahşiş almadan gelini damada teslim etmez. Buna teslim parası denir. Damadın verdiği bahşişten sonra gelin teslim edilir ve arabayla düğünün yapılacağı yere gidilir. Arabada gelin, damat ve gelinin görümcesi veya eltisi olur.

Eskiden yöremizde, gelinin geçtiği her sınırda, her ırmakta oğlan tarafı "sınır parası" denilen bir miktar para verirdi. Günümüzde bu olay kalkmış durumdadır. Ancak aynı köy veya mahalle dışından gelin gelirken, yol keserek para isteme usulüne rastlanır. Gelin oğlanın evine ulaştığında arabadan inmez. Kayınpederi tarafından, bir miktar para aldıktan sonra arabadan iner. Eve girerken kayınpederi veya kaynanası tarafından geline inek, koyun, keçi veya arazi gibi şeyler verilir. Gelin eve girerken, kapının önüne konulan ibrik gelin tarafından tekmelenir ve gelin eve girer.

Düğün: Gelin eve girdikten sonra içeride biraz oturur ve düğün törenin yapılacağı yere gelir. Yöremizde düğünler kemence, davul, zurna, eşliğinde yapılır. Son zamanlarda sık görülmezse de düğünlerde orkestra (org-saz) görülmeye başlanmıştır.Düğünlerde, kadınlar ve erkekler birlikte, saatlerce horon teperler.Düğünde, oğlan tarafının hazırladığı yemekler gelen misafirlere ikram edilir. Yemekler çok çeşitlidir. Genellikle etli kuru fasulye, pilav, komposto ve karalahanadan yapılan dolma (sarma) dan oluşur. Silah atma merakı, her yerde olduğu gibi düğünlerin vazgeçilmez unsurudur.Düğünlerde son yıllarda yapılmaya başlanan bir bölüm var ki, oğlan tarafının yükünü bir nevi hafifletir. Bu olaya "takı takma" merasimi vardır. Takı takma merasiminde, damadın gelinin yakınları, düğüne iştirak eden misafirler, damada ve geline gönüllerinden kopan hediyeler (altın, para, mutfak eşyası gibi) takarlar veya verirler. Bu merasimde toplanan para, genellikle düğün masrafını karşılar. Maddi durumu iyi olan damadın ailesi, bu parayı yeni evlilere verirler ve onlarda bu parayla istedikleri gibi harcama yaparlar.Takı takma merasimi bittikten sonra, eğlenceye devam edilir. Düğün dağıldıktan sonra gelin ve damat evlerine (odalarına) çekilir. Bu sırada gelinin bir yakını (genellikle varsa ablası olur) yanlarında bulunur, imam nikâhı, o ana kadar kıyılmadıysa, nikâh kıyılır.

Düğün sonrası: Düğünden birkaç gün sonra kız tarafının gelin ve damadı eve çağırması olayına "yedilik" denir. Eskiden, düğünden 7 gün sonra eve çağırma işi gerçekleştirildiğinden "yedilik" adı verildi. Günümüzde yedilik olayı düğünden 1-2 gün sonra olabileceği gibi 7. günde olur.Yedilikte kız tarafı hazırlık yapar.Yemek pişirilir ve sadece damadın yiyeceği "yumurta" pişirilir.Eskiden, oğlan tarafı kız evine giderken, bir sepet yağlı bişi (yufka) götürülürdü. Bişi sepetini getiren kişi, sepeti bahşiş almadan indirmez-di. Günümüzde bu gelenek ortadan kalktı ve oğlan tarafı kız evine giderken bişi sepeti yerine tatlı (baklava) götürülür.Yediliğe gelin, damat, kayınvalide, kayınpeder ve damadın yakınları (amca, yenge, ağabey, abla gibi) gider. Gelin ve damat eve ulaştığında gelin içeri girer, damat ve yanında bulunan iki kişi (kardeşlikler) nazlanır ve bu sırada kızın annesi tarafından, kardeşliklerin omuzlarına havlu atılır ve bahşiş alındıktan sonra eve girilir.Eve girildikten sonra sofra hazırlanır. Herkes sofraya oturur. Damadın önüne konulan yumurta damat tarafından ancak bahşiş alındıktan sonra yenir.Yedilikte kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerimiz vardır. Bunlar çatal, kaşık, bıçak çalma, evden bazı eşyaların çalınması ve en önemlisi damadın ayakkabılarının saklanması gibi. Şimdi ise bu olayda kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerimiz arasında yerini aldı.Yedilikten sonra, kızın yakınları tarafından oğlanın anne, baba, evli ağabey, evli abla ve varsa damadın büyükanne, büyükbabaya gelinin çeyizinden bohça verilir. Sonuçta "Allah bir yastıkta kocatsın, Allah mutlu etsin" temennilerinde mutlu aile yuvası kurulmuş olur.  



ETİKETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Hilton, gol, seksi, Şebnem Ferah, fotoğraflar, Arkas, Zonguldak, Konyaspor, Taraf, gece, video, proje, Eurovision, Hızlı, Alparslan Erdem, Belediye Başkanı, Serdar Özkan, Kasımpaşa, foto, , Brezilya, basın toplantısı, Yıldırım, Beşiktaş, İbrahim Tatlıses, Man, Sivasspor, Hülya Avşar, Yıldırım Demirören, Manchester City,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !