orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
ÖZDİLEK AVM EYNESİL DEDİ
Eynesil Kemaliye köyü eski Dernek Başkanı Hasan Cıvak'ın başına talih kuşu kondu
ÖREN-RABİA NAZ VATAN'A AĞLIYOR
Rabia Naz VATAN (10) kızımızı kaybettik
FATMA TUFANOĞLU VEFAT ETTİ
Ören Beldesi Camidüzü mahallesi sakinlerinden Fatma TUFANOĞLU vefat etti
'şeker fabrikaları' daveti
Karamollaoğlu'ndan, Hatay'a giden ünlülere 'şeker fabrikaları' daveti
Ahmet Ceylan'ın eşi vefat etti
Eynesil Medyası gazetecilerinden Ahmet CEYLAN eşi Tenzile CEYLAN vefat etti
YAYLA GÖÇLERİ

YAYLA GÖÇLERİ

  Bu haber 05 Nisan 2011, SALI 14:29:35 eklenmiştir. 2536 kez okunmuştur.
YAYLA GÖÇLERİ Eynesil halkı ,sisdağı, kadırga, kazıkbeli yaylalarına gitmektedir.Yılın yaklaşık 3 veya 4 ayını yaylada geçirmek üzere gidiş ve dönüşlerde yapılan yer değiştirme işlemleriydi. Bölgemizin Çepni olan Türk boyundan Orta Asya'dan Kenar, Göçer yani göçebe hayat biçiminden bugüne geldiğinin en güzel örnekleri bu göç olaylarında yansıtılmaktaydı. Günümüzde her ne kadar yerleşik düzende yaşanıldığı görülsede eski yaşantıbiçimlerinin günümüze kadar süregeldiği izlenimini görmek mümkündür

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

 

YAYLA GÖÇLERİMİZ

 

Eynesil ilçesi ve Ören köyü yayla göçleri

 

Türkmen ev reislerinin veya eski kabile önderlerinin kararları gibi günümüzde yaylaya göçün başlama ve yaylaya gidiş tarihleri muhtar veya ihtiyar heyeti tarafından belirlenirdi.Bahar geldiğinde yaylaya göç hazırlığı haftalar öncesinden başlardı. Rengarenk iplerden sığırlara püsküller, başlıklar yapılır. Boncuklar alınır, irili ufaklı çanlar, kelekler alınırdı. Köylerde cami hopörlöründen, ilçede belediyeden, hangi yaylaya ne zaman gidileceği anons ettirilirdi.Oğuz köyü ile haberleşerek ,ya bir gün önceden Ören köyü ya da birgün sonra Oğuz köyü göçme kararı alırdı.Bunun da nedeni önceden hayvanlar çok olduğundan yayla yollarındaki hayvan sıkışıklığını önlemek içindi.

 

 

 

the imageHayvanlar yıkanır, kaşağılanırdı. Yaylaya gidilecek gün gelip çattığında, püsküller, başlıklar, boncuklar, kelekler takılır. Tecrübe kazanmış hayvanlar, güdüsel olarak yaylaya gidileceğini anlar ve kendiliğinden yola koyulurdu. Son hazırlıklar gözden geçirilir ve gün ağarırken evden çıkılırdı. Uğurlu sayılan kimseler, çocuklar göçün önüne çıkarılır. Köyde kalanların giden göçün arkasından su serpmeleri adetti.Yayla yükleri, eskiden çentik, zembil, sepet adı verilen araçlarla sırtta taşınırdı, günümüzde ise bu yükler taşıt araçları ile taşınmakta, hali vakti yerinde olanların sağırları dahi yaylaya araba ile gitmektedir.Yayla yollarının kendine has bir büyüsü, unutulmaz anıları olurdu. İrili ufaklı çanlar, kelekler hayvan sesleri uzaktan kulağa melodi gibi gelirdi.Yaklaştıkça kendinizi sanki bir orkestranin karşısında bulurdunuz. Bir ya da iki gün süren bu coşku dolu yayla yolculuğunu sözlerle anlatmak mümkün değildi.Yayla yolunda, belli su başları durup dinlenilecek düzlükler, alanlar vardır. Göçler buralarda mola verip dinlenirlerdi, yemeklerini yerler, sohbet ederler, ihtiyaçlarını karşılarlardı. Eski anılar anlatılırdı.Gece konaklama yerleri ( sisdağı,şıhkıranı,uzunoluk,sinice,göcüköy)daha önceden tespit edildiğinden,göçten önce oraya adam gönderilip ve oraya giden kuru odunları toplar ateş yakardı, hayvanları bağlamaya kazıklar yapılırdı, yağmurdan korunmak için ağaç dibi veya sayfan yaparak yatak yerleri hazırlanırdı. Göçler gelir, yiyecekler ısıtılır, sütler kaynatılır, genellikle hayvansal gıdalar başta olmak üzere yemekler yenilirdi. Gençler çelik çomak oyunu oynarlar, top oynarlar, kemence eşliğinde horonlar oynanır, türküler söylenirdi. Yaşlılar ise bir arada sohbet ederlerdi.

 

 

Nihayet varılacak kadırgadaki ÖREN obasının  girişinde ki Ali meydanın da bir bayram şenliği, bir bayram

the image

coşkusu yaşanmaktaydı. Buraya erken gelen göçler, gelmeyenleri, geç kalanları bekler. Geride kalanlara yardıma dahi gittikleri olurdu. Önce hayvanlar Kızılağaç başında toplatılır.Buradan da Ali meydanına getirilirdi. ÖREN obasına hep birlikte silahlar atılarak girilidi. Tıpkı otcuların obaya girişleri gibi. irili ufaklı çanlar, kelekler,zil sesleri onların milli çalgılarıydı. Bu olağanüstü manzara insana büyük bir zevk ve heyecan verirdi.Obaya birlikte girme geleneğide bu zevki paylaşma arzusundan doğardı.Artık obaya girilmiştir. Hummalı bir çalışma başlardı. Evin kapıları, bacaları açılır. Erkekler tamirat işleri ile uğraşırlarken, kadınlar ateş yakma, su alma, yıkama, temizleme işlerine girişirlerdi. Ondan sonra her derde deva leziz yayla otlarından toplamaya (yayla pırasası, kuş pancarı, madımak, gücükleme ve bunların en önemlisi ısırgandır) ve pişirmeye başlarlardı. Bol sarımsakla ısırganı mısır ekmeği ile yemenin apayrı bir lezzeti vardı. Başta ısırgan olmak üzere bu şifalı otların kansere ilaç olduğu söylenirdi.Yayla olarak seçilen yer Ören obası, genellikle 2100 m rakımlı yüksek bir kesimde olduğundan, kuytu yerlerde, dere içlerinde, dağların kuzey kesiminde henüz erimemiş, kıştan kalma yığıntı karlar bulunurdu. Açık alanlar ise bir tablo gibi olurdu. Rengarenk çiçekler ve yeşil otlarla örtülmesi. Temiz havası bol güneşi, eriyen karları ve gürül, gürül akan buz gibi suları seyre dalardınız. Tepenizden sizi yakan güneşi farkında olmaz, yüzünüzü, burnunuzu yakarak derinizin soyularak canınızın birazcık yandığını görürdünüz.Yaylaya gitme zamanı Mayıs ayında başlar, eylül'e kadar sürerdi.

 

 

 

Yayladan dönüş herhangi bir köy kararı gerektirmezdi. Fındık için erken göç edenlerle başlar, güzleklere inmelerle devam eder. Dönüş zamanının geldiğini eflatun renkli "VARGİT" çiçekleri haber verirdi. Çiften ve it keseri denen bu çiçeklerden sonra, "SARI" çiçekler yaylayı kaplar. Lakin bunları göçtükleri için yaylacıların birçoğu göremezdi.Köye dönerken, yine hazırlıklar yapılır, o akşam gözlemeler (şırıttalar) açılır. Gelişinde olduğu gibi hayvanlar süslenirdi, Hayvanların çanı,keleği, takılır, Kapı, baca pencereler kilitlenir, çakılırdı. Ulu dağlarla vedalaşılır ve yola çıkılırdı. Yaylada geçen günlere, yayla, şenlikleri "OTÇULAR HAFTASI" ile göç olayları dahil 3-5 aylık yayla yaşantısı yıl boyu konuşulacak bir konu olarak kalırdı.

 



ETİKETLER : ,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
canlı, hakim, Büyükşehir Belediyespor, Eurovision, Hilton, Bülent Ersoy, Sinan Engin, Bucaspor, gece, futbol, Avrupa, seksi, Fatih Tekke, Mart, gol, Arkas, İbrahim Tatlıses, Serdar Özkan, Everton, internet, Van, türkiye kupası, seksi, Almanya, Hızlı, Karşıyaka, Manisaspor, Bugün, twitter, Atletico Madrid,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !