orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
HOCAMIZA GEÇMİŞ OLSUN
Hüseyin Hayri Eren (Fahr'inin Mehmet) geçirdiği kaza sonucu ameliyat oldu
ÇOCUK SUSAR SEN SUSMA
115 hamile çocuk! ..Bu utanç tablosunu yaratanlar yargılansın
GİRESUN SPOR ÇEYREK FİNALDE
Giresunspor Ziraat Türkiye Kupasında adını çeyrek finale yazdırdı
EYNESİL YASA BÜRÜNDÜ
Ören Spor'un genç sporcusu trafik kazasında vefat etti
Trabzon'da uçak pisten çıktı
Trabzon’da pistten çıkan uçağın pilotunun ilk ifadesi ortaya çıktı
Türkiye\'nin ekseni kayma tartışmaları üzerine

Türkiye'nin ekseni kayma tartışmaları üzerine

  Bu yazı 11 Mart 2011, Cuma 15:18:47 eklenmiştir. 1550 kez okunmuştur.
Yazar : Zeynel A. BALCI
“Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından daha fazla AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var” sözünün altında yatan nedenlerden biri de herkesin tahmin edeceği üzere “Türkiye’nin bir enerji köprüsü” olarak görülüyor olmasından geliyor.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Son günlerde Türkiye’nin eksen kaymasına ilişkin tartışmalar yoğunluk kazandı. Daha çok ideolojik ve siyasi açıdan yürütülen tartışmalara ekonomik açıdan bakmak gereği var. Amaç hiçbir şekilde taraf olmak veya siyaset değil. Tamamen farklı bir açıdan dahası ekonomik bakış açısı vermek. AB’nin siyasi kriterleri sayılan Kopenhag kriterlerini tutturmuş ve müzakerelere başlamış Türkiye için siyasi açıdan yapılan eksen tartışması ne ölçüde doğru bilemeyiz. Son yaşanan krizle birlikte bazı AB üyesi ülkenin mali kriterleri Türkiye’nin gerisine düştü, AB ekonomisi önemli yaralar aldı. Borç riskleri ve mali kriz AB üyesi ülkeleri ciddi olarak sarstı. Almanya ve Fransa gibi kurucu ülkeler dahil borçlanma rasyoları kötüleşti. Bazı AB ülkelerinin iflas edebileceği yorumları dahi yapıldı. AB ve IMF ortaklığında 750 milyar Euro’luk dev önlem paketleri açıklandı. Euro ve dahası AB’nin geleceği tartışmaya açıldı. Euro Bölgesi ekonomileri küçülürken kredi notları düştü.  

 

Türkiye halen ihracatının yarısına yakınını (yüzde 47) AB ülkelerine yapıyor. Ancak bu oran gittikçe düşüyor. Hatırlanırsa daha önceki yıllarda yüzde 60 seviyelerindeydi. İki nedenle düşüyor. Birincisi yaşanan kriz ve AB ülke ekonomilerindeki küçülme, diğeri ise Türkiye’nin komşu ülkeler başta olmak üzere diğer ülkelere ihracatının artması. Özellikle bölge ülkeleriyle dış ticaret hacminde belirgin artışlar söz konusu. Bu aşamada AB’nin yerini dolduracak büyüklükte değil ama bu yönde bir eksen kayması var gibi.    

 

Genel hatlarıyla bakarsak; 492 milyona nüfusa sahip, ekonomisi küçülen, borç sorunlarıyla uğraşan, enerji fakiri ve enerji ihtiyacını Ortadoğu ve Ön Asya’dan (bazı raporlara göre yüzde 73’ü) karşılayan Avrupa ile karşı karşıyayız. Diğer yandan 3.5 milyarı aşkın nüfusla dünya nüfusunun yüzde 60’nın barındıran, Çin’in öncülüğünde ekonomisi daha hızlı büyüyen bir Asya var. Üstelik dış basına geçtiğimiz yıl yansıyan bir rapora göre ABD’nin bile “Hedef Pazar” olarak görmeye başladığı bir Asya. Biraz daha merceği yakına tutarsak petrol ve doğalgaz bağlamında dünya enerji rezervinin (yine bazı raporlara göre yüzde 70) önemli bir kısmı Ortadoğu-Ön Asya-Kafkaslar bölgesinde. Yani bizim hemen yanı başımızda ve Doğu’muzda. Türkiye’ye son dönemde gelen portföy yatırımlarında Körfez Ülkelerinin payı biliniyor. Son yıllarda doğrudan yatırımlarda da yine bölge ülkelerinin payı artıyor. Tablo bu. AB artık kendi derdine düşmüş hani “Kel’in ilacı olsa” hesabı.     

 

Şurası tartışma götürmeyen bir gerçek ki artık ülkelerin dış politikalarına enerji politikaları yön veriyor. Enerji politikalarıyla dış politikaları iç içe geçmiş durumda. ABD trilyon dolar bazında savaş bütçelerine ve kayıplara enerji kaynakları için katlandı. Irak’ta savaştı. Yine enerji fakiri AB’nin Rusya ile yakınlaşması bu nedenle. Geçtiğimiz yıllardan Avrupa Birliği Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen’in geçen yıllarda sarf ettiği “Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından daha fazla AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var” sözünün altında yatan nedenlerden biri de herkesin tahmin edeceği üzere “Türkiye’nin bir enerji köprüsü” olarak görülüyor olmasından geliyor.   Demokratik düzey, insan hakları, altyapı ve hukuki üst yapı olarak Doğu’nun Batı’nın seviyesine ulaşması için çok zamana ihtiyaç var. Ama ekonomik olarak tablo belli. Türkiye sosyal ve siyasi açıdan AB’den alacağı daha şeyler var. Ancak ekonomik olarak  dünyanın ekseni yanı başımıza yani Ortadoğu-Ön Asya-Kafkaslar bölgesine kaymış durumda. Bu açıdan son dönemde Türkiye’nin bölge ülkeleriyle artan işbirliği, yapılan anlaşmalar, bazı ülkelerle vizelerin kaldırılması, ortak projeler bu açıdan doğru yaklaşımlar.

Türkiye’nin yaklaşımı, AB ile özellikle siyasi-ideolojik ve sosyal bağları koparmadan bölgenin sunduğu ekonomik imkanları değerlendirmek yönünde olmalı yani “Köprü ve denge ” politikalarının gereklerini yerine getirmek olmalı diye düşünüyoruz.   

14.06.2010

Zeynel A. BALCI Acar Yatırım Araştırma Md.


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Zeynel A. BALCI Yazıları
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Genç, Serdar Özkan, türkiye kupası, Akşam, Hülya Avşar, , Brezilya, Klip, Haber, Manisaspor, Arkas, basın toplantısı, Final, Aykut Kocaman, Sosyal, Fatih Tekke, Juventus, Kasımpaşa, Uğur İnceman, Bayern Münih, proje, Süper Lig, Emre Aktaş, Türkiye, Karşıyaka, Gökhan Ünal, seksi, Şebnem Ferah, Büyükşehir Belediyespor, internet,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !