orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
ÖZDİLEK AVM EYNESİL DEDİ
Eynesil Kemaliye köyü eski Dernek Başkanı Hasan Cıvak'ın başına talih kuşu kondu
ÖREN-RABİA NAZ VATAN'A AĞLIYOR
Rabia Naz VATAN (10) kızımızı kaybettik
FATMA TUFANOĞLU VEFAT ETTİ
Ören Beldesi Camidüzü mahallesi sakinlerinden Fatma TUFANOĞLU vefat etti
'şeker fabrikaları' daveti
Karamollaoğlu'ndan, Hatay'a giden ünlülere 'şeker fabrikaları' daveti
Ahmet Ceylan'ın eşi vefat etti
Eynesil Medyası gazetecilerinden Ahmet CEYLAN eşi Tenzile CEYLAN vefat etti
YURTSEVERLİK VE MADENLERİMİZ

YURTSEVERLİK VE MADENLERİMİZ

  Bu yazı 13 Mart 2011, Pazar 22:09:00 eklenmiştir. 1372 kez okunmuştur.
Yazar : Mehmet TORUN
Tüm dostlara barış ve özgürlüğün egemen olduğu yeni bir yıl diliyorum. Kendi kaynaklarını kullanamayan ülkelerin gelişmeleri, refaha ulaşmaları mümkün değildir. Bu yazıda emperyalistlerin ülkemiz madenleri üzerindeki emellerini özetleyip tarihte bir gezinti yapmaya çalışacağım. 1800’lü yılların ikinci çeyreğinden sonra, Osmanlı egemenliği altındaki topraklarda, Amerikan, İngiliz, Fransız, Alman, Rus jeologlar sessiz sedasız tıpkı bir köstebek gibi dolaştılar.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

 

     YURTSEVERLİK VE MADENLERİMİZ

İngiltere’nin 1895 yılında Osmanlı İmparatorluğunu parçalanması için hazırladığı teklifi Almanya geri çevirmiştir. Almanya parçayı değil bütünü istiyordu. Onlarca Alman uzman, ülkeye gönderilmiştir. Pan-Germen Birliği idealogları Almanları geleceklerinin zengin ve az kalabalık Osmanlı topraklarında yattığına inandırdılar. Geçmişte parlak uygarlıklar barındırmış olan verimli Mezopotamya topraklarının çalışkan Almanların elinde büyük bir zenginlik kaynağı olacağına karar verildi. Kayzer II Wilhelm “Doğu Birini Bekliyor”.  derken Paul Rohrbock ise; Almanya’nın Geleceği Doğu da... Türkiye’de... Mezopotamya da, Suriye de diyordu. Birinci Dünya Savaşı sonucu yenik düşen Osmanlı Sevr’i imzalamak zorunda kaldı. Bu günkü, uygulama ve sonuçları itibariyle IMF ve Dünya Bankası ilişkileri ile adeta birebir benzerlik gösteren Sevr Anlaşmasına göre; Anadolu’yu işgal ederek bir ulusun yaşam hakkını elinden alanlar, ne talihsiz bir rastlantı ki hesapsızca borçlandırdıkları Osmanlı Devletine yardım gibi bir kavramın arkasına sığınarak, hem malını hem canını alma hakkını elde etmişlerdir.

İtilaf Devletleri, devlete borç veren veya vermeyen uyruklarının zararını ziyanını karşılamak amacıyla Osmanlı Hükümetince verilecek bir imtiyazı denetlemiş, Maliye Komisyonunun vizesini alamayan imtiyazlar engellenmiştir. Tahsili, Düyun-u Umumiye’ye bırakılan gelirden biri de Ergani Bakır Madeni gelirleridir.

Türkiye’ye gelen köstebek jeologlardan birisi de Prof. Lawrance Smith idi. Bursa Harmancık’ta Nallılar köyünde ilk kromit yataklarını bulmuştur.  Zamanla Türkiye’nin krom üretimi, Dünya üretiminin % 60’ına ulaşmıştır. Türkiye’de, 1883 yılında, Bursa Harmancık kromit yataklarının bulunması ile talan başlamıştır. İlk imtiyaz Cevahirci Elize Leonikalaidi’ye verilmiştir. 1882-1922 yılları arasında 35 adet krom imtiyazı verilir. Bu imtiyazların yirmisi yabancılar ve gayrimüslüm Türk tebasınındır. Türk tebasından olanların hiç birisi de Türk değildir.

Bor madeninin tarihi de aslında ülkemizin tarihiyle özdeştir. Anadolu’da Bor madenine olan ilgi Romalılara kadar uzanıyorsa da, ilk ciddi işletme 1865 yılında, Karesi Vilayeti (Balıkesir, Kütahya, Eskişehir) sınırları içerisinde, 1861 Maden Nizamnamesi hükümlerine uygun olarak Compaqnie Industrielle Desmazueres adlı Fransız firmasına 20 yıl süreyle verilmesiyle başlar. Daha sonra Borax Company adlı İngiliz-Fransız firması işletim hakkını alır.

Fransız-İngilizler çıkardıkları boraksı, alçıtaşı adı altında yıllarca çok ucuz bedel ve harçlar ödeyerek kendi ülkelerindeki tesislerinde işlemişlerdir. Daha sonra Müşir Fuad Paşa’ya imtiyaz verilmiş, o da 1889 yılında iki Fransız’a (Viale ve Pradel) satmıştır.

Bu süreçte; Osmanlı ekonomisi içerisinde yer tutan neredeyse tamamı yabancı olan bankaların amaçları, ait oldukları ülkelerin ve (yabancı) sermaye sahiplerini Osmanlı üzerindeki ekonomik ve politik çıkarlarını korumak, yeni imtiyaz ve çıkarlar sağlamanın yanı sıra doğuya doğru ekonomik ve politik genişlemenin aracı olmak ve sanayilerinin hammadde ihtiyaçlarını karşılamaktır. 1899 yılına kadar Osmanlı mali sisteminin tamamına yakını İngiliz mali sermayesinin kontrolündeydi. Daha sonra Osmanlı maliyesinin borçlarını döndürebilmek amacıyla 1905 yıllarında Deutsche Bank devreye girmiştir.

Dünya ham Bor tüketiminin % 95’ini Türkiye karşılamaktadır. Sektörde öncü şirket olan U.S. Borax, kesinlikle ham bor ihracatı yapmamaktadır. Avrupa bor endüstrisi, Uzakdoğu ve Asya tamamen Türk borlarına bağımlıdır. Türk Borunun ABD’ye rakip olması halinde milyarlarca doların üzerindeki ileri endüstri pazarının çoğunluğunu Türkiye ele geçirebilecektir.

Demokrat Parti döneminde, bor sahalarında faaliyet gösteren BORAX CONSOLİDADET LTD (BCL)’ye Cumhuriyet dönemi öncesi bir teslimiyetle alt yapı oluşturulmuştur. BCL, çıkartılan yasalardan daha fazla yararlanmak için 25 Kasım 1955 tarihinde isim değiştirmiş, adının başına Türk kelimesi koyarak sermayesinin % 80’i merkezi İngiltere’de bulunan BCL şirketine % 20’si Türk ortaklara ve İngiliz ortaklara ait olmak üzere TÜRK BORAKS MADENCİLİK A.Ş. adını almıştır. Sultançayırı bor maden imtiyazını da 06.01.1956 tarihinde yeni oluşturulan şekli üzerine tescil ettirmiştir. Şirket, bor rezervlerinin miktarını düşük göstermiştir. Şirket, Kırka’nın Sarıcakaya bölgesinde yaptığı sondajlar sonucu tespit ettiği rezervi 10 milyon ton olarak beyan ederek 45 yıllık imtiyaz talep etmiş, ancak şüpheler üzerine aynı bölgede MTA tarafından yapılan araştırmalarda rezervin 400 milyon ton olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Dünya bor piyasasının yıllık cirosu 1,2 milyar Amerikan dolarıdır. Dünya bor rezervinin % 74'üne ve mevcut rezervle(görünür rezerv) 250 yıllık ömre sahip Türkiye'nin borlardan elde ettiği yıllık gelir, ortalama 400 milyon ABD dolarıdır. Halbuki, cam elyaf, tekstil tipi cam elyaf, keçeler, kompozit malzemeler, fiber optikler, iletişim malzemeleri, roket yakıtı, PVO sanayii, zımpara, kozmetik, çelik ve nükleer endüstrisi gibi pek çok sektörde kullanılan bor kimyasalları ve uç ürünlerinin pazar büyüklüğü bu gün için 40 milyar doların üstündedir. Borların ara ve nihai ürün olmak üzere iki ayrı pazar söz konusudur. Birincisinde borların ham veya yarı mamul olarak pazarlanması, ikincisinde ise bu ürünlerin işlenerek nihai ürün haline dönüştürülmesi önemlidir. 

1900 yılında Türkiye’ye gelen Amerikalı Albay Colby M. Chester adıyla anılan, Doğu ve Güneydoğu da yapılacak demiryolu ağının finansmanı için kaynak bulmaya yönelik plan yapmıştır. Plana göre, demiryolu inşaatı karşılığında hattın her iki yanından yirmişer km. kadar uzanan bir alan içindeki madenlerin işletim hakkını 99 yıllığına ABD’ye verilecektir. Projenin Sivas’tan Güney Doğuya doğru uzanan ana hat üzerindeki Harput, Ergani, Diyarbakır noktaları Türkiye’nin ve Dünyanın en önemli krom ve Türkiye’nin en önemli bakır ve petrol yataklarıdır. Bu yataklar Chester Projesinin 40 km’lik imtiyaz şeridi içinde kalmakta, yine bu imtiyaz şeridi içinde bulunan Maden ilçesinde 200 milyon ton yüksek tenörlü bakır madeni ile Van Gölü civarından çıkarılacak yüksek tenörlü bakır madeni ile Van Gölü civarından çıkarılacak milyarlarla varil petrol bu projenin finansmanında kullanılacaktır. 100 Milyon $ maliyete karşın 100 milyar $ kar hedeflenmiştir. 

 II. Dünya Savaşı mağlupları olan Almanya ve Japonya’nın mağlubiyet nedeniyle kabul ettiği, devlet girişimlerinin özel kesime devredileceği ve her alanın yabancı sermayeye açılacağı şartları Türkiye tarafından gönüllü olarak kabul edilmiştir. Bunun sonucu meşhur MARSHALL PLANI devreye girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ile ABD arasındaki Ekonomik İşbirliği Antlaşması 04 Temmuz 1948’de 5253 sayılı yasa ile onaylanmıştır. Anlaşmanın 2. Maddesinde; Türkiye Tasarrufunda Bulunan Bilumum Kaynakların Müşahedesi ve Tetkikine İmkan Tanıyacaktır ibaresi mevcuttur. Marshall Planına mesnet olan Dorr, Thornburg ve Barker raporlarının temel niteliği, ulusal maden varlıklarımıza rezerv koyan muhteviyatta raporlar olmasıdır.

 İkinci Dünya Savaşı yıllarında Dünya ekonomisinin durgunluğu bahane edilerek ülke zorlanmaya başlamıştır. 1946 yılında Türkiye’ye yapılacak ekonomik yardım öncesi, ABD kongresine bir rapor sunmak üzere 20. Yüzyıl vakfı tarafından görevlendirilen Thornburg adlı iktisatçı Türkiye’nin Bugünkü Ekonomik Durumunun Tenkidi adlı bir rapor hazırlar.

Rapora göre;

- Türkiye’nin ağır sanayi kurması gerekli değildir.

- 1937 yılında kurulan Karabük Demir Çelik kapatılmalıdır.

- Uçak, makine, motor projeleri iptal edilmeli ve bu yatırımlara yönelinmemelidir.

- Demiryolu yerine karayolu yapılmalıdır.

- Sanayi bırakılmalı, tarımla kalkınılmalıdır.

- Aksine proje geliştiren yöneticilere ABD dostu gözüyle bakılamaz.

Bugün gelinen nokta tam da denildiği gibidir. Ama ABD ile dostluğumuza toz kondurulmamıştır. Bugünlerde yaşanan kriz bahane edilerek IMF de, benzer taleplerini tekrarlamaktadır.

Bunların olabileceğini gören ATATÜRK, 17.03.1923 tarihinde Mersin’de yaptığı konuşmada: “Bizi amacımıza varmaktan alıkoyan iki kuvvet vardır. Biri dış düşmanlardır. Bunlar bizi bir sömürge haline koymak için ilerlememizi istemeyenlerdir. Fakat bizim için bunlardan daha zararlı, daha öldürücü bir sınıf vardır o da içimizden çıkması muhtemel olan hainlerdir” demiştir.  Yerel seçimlerin yaklaştığı günlerde herkesin yakın tarihi hatırlamasında yarar bulunmaktadır.

Tüm dostlara sağlıklı, mutlu bir gelecek diliyorum.  

Mehmet TORUN

 

04Ocak 2009


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Mehmet TORUN Yazıları
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Hızlı, Denizli, Büyükşehir Belediyespor, Zonguldak, Beşiktaş, Almanya, Türk, türkiye kupası, twitter, Arkas, Fatih Tekke, Brezilya, Sosyal, Sabah, Hülya Avşar, Fenerbahçe, Manisaspor, Mart, basın toplantısı, canlı, Konyaspor, Bugün, İngiltere, Kasımpaşa, Man, Madonna, Final, Belediye Başkanı, Bugün, Bülent Ersoy,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !