orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
23 NİSANI ÇOCUKLARA ZEHİR ETTİ
Mersin'de skandal! Çocukların kıyafeti uygun değil diye gösteri yarıda kesildi v
ÖZDİLEK AVM EYNESİL DEDİ
Eynesil Kemaliye köyü eski Dernek Başkanı Hasan Cıvak'ın başına talih kuşu kondu
ÖREN-RABİA NAZ VATAN'A AĞLIYOR
Rabia Naz VATAN (10) kızımızı kaybettik
FATMA TUFANOĞLU VEFAT ETTİ
Ören Beldesi Camidüzü mahallesi sakinlerinden Fatma TUFANOĞLU vefat etti
'şeker fabrikaları' daveti
Karamollaoğlu'ndan, Hatay'a giden ünlülere 'şeker fabrikaları' daveti
Kış ve Karadeniz

Kış ve Karadeniz

  Bu yazı 13 Mart 2011, Pazar 23:04:06 eklenmiştir. 3835 kez okunmuştur.
Yazar : Ali Osman KART


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yeşilin her tonunun hakim olduğu bir gökkuşağı şeklinde bahar ve yaz aylarında kendisini süsleyen Doğu Karadeniz, özellikle de Giresun, kış aylarında da bir başka güzeldir. Yazın yağmuru yerini kışın karına bırakırken, insanlarımız da yazın bahçede, tarlada, ormanda geçen yorucu uğraşlarına biraz ara verir ve kışın “sakinleştirici”  etkisine girer.   İnsanımız için her ay, her mevsim ayrı bir uğraş zamanıdır.

   

Deyim yerinde ise; yazın dışarıda süren “emek ve alınteri uğraşı”, kışın “içeride” devam eder. Şartlar ne olursa olsun Karadeniz insanının emek ve alınteri mücadelesi dur durak bilmez. Her yaştan insanımızın kadın-erkek demeden katıldığı emek ve alınteri seferberliğinin en iyi gözlendiği coğrafya bizim coğrafyamızdır.

  

Tarihi binlerce yıl önceye dayanan yöremizde herşey değişir ama değişmeyen tek şey: Emek ve alınteridir. Hiçbir makinanın giremediği ve giremeyeceği bir coğrafyada yaşamak oldukça meşakkatli bir iştir. Çünkü herşey insan emeğine, insan gücüne bağlıdır. Makinanın çaresiz kaldığı coğrafyada tek çare insan emeğidir. İklim değişir, şartlar değişir, mevsimler değişir ama emek ve alınteri sabit kalır.  

Zannedildiğinin aksine insanlarımız bu halden şikayetçi değillerdir.   Çünkü Karadenizin çalışma şartlarının ve özellikle de kadınlarımızın çalışma şartlarının sözkonusu edildiği bazı görsel ve yazılı yayın organlarında “özellikle Karadeniz kadınının ağır iş yükü altında olduğu”na vurgu yapılır ve bu yönde makaleler, yazılar yazılır. Bu tesbit bir anlamda doğrudur. Yâni “iş yoğunluğunun, iş yükünün ağırlığı” gerçektir. Ama bu gerçekler, dışarıdan getirilecek araç ve elemanlarla değiştirilemeyecek gerçeklerdir.

Kendi insanımızın emek ve alınteriyle yerine getirilecek görevlerdir. İhale edilemeyecek, sonraya bırakılamayacak görevlerdir bunlar.   İddia ediyorum ki; Kadın-Erkek eşitliği gibi herkesin ayrı bir anlam yüklediği insan ilişkilerinde de Karadeniz insanı diğer yerlerden çok daha medeni ve adil bir yük paylaşımındadır.  

 

Şöyle ki: Eskiden gurbet hayatından kaynaklanan, erkeklerin yöre dışında gurbete gittiği ailelerde önce evin hanımı ve beraberinde yetişkin çocukları köydeki işleri yapmak zorundaydı. Çünkü başka çare yoktur. Evin erkeği, ailenin (yöre şartlarının yetersizliğinden kaynaklanan ) geçim şartlarını üstlendiğinden o hariçte çalışmaktadır.

Gurbete gitmeyen veya gidemeyenler ise kadını ve erkeğiyle tüm aile fertleri birlikte “iş taksimi” yaparak hayatı paylaşırlar.

 

Burada, kadının bizzat emek-yoğun işte çalışması ve bunun da göze çarpması sonucunda “Karadeniz kadını ağır baskı altında” gibi yanlış tesbitler ortaya çıkmaktadır.

Halbuki Karadeniz kadınının başka seçeneği yoktur. Bu hali ise kendisini isyan ettirmemekte, aksine evine, çevresine olan hizmetini aksatmamak için çabalamaktadır.  

Bugünün modern dünyasının feminist bakış açısıyla bakıldığında anlaşılamayacak olan şey, Karadeniz kadınınca son derece anlaşılır bir haldir. O; ailesine bağlı, çocuklarını hayata hazırlayıcı, hayatın meşakkatlerine karşı gayet dayanıklıdır.  

 

Bütün bu söylediklerimiz, doğu Karadeniz insanının emek yoğun çalışmasını zaruret haline getiren şartlarına işaret etmektir.  

 

Doğu Karadeniz insanında, kadınıyla-erkeğiyle-çocuğuyla-hastasıyla-yaşlısıyla asla “istismar” yoktur. Kendisini acındırma yoktur. Yapay şikayetler yoktur. Çünkü o kadın ve erkeğiyle “kişilik sahibi”dir. Coğrafyasının yalçınlığı onun böylesine bir “kişilik sahibi” olmasını gerekli kılmaktadır.  

Bu zaman geçse de değişmeyecek bir gerçektir.

 

Emek ve alınteri, başka hiçbir coğrafyada insanıyla bu derece bütünleşmemiştir.  

Biz; başka coğrafyalara, başka tabiatlara özlem duymuyoruz. Aksine bizim coğrafyamıza özlem duyanların seslerini işitiyoruz.

 

Meşakkat her coğrafyada değişik yoğunlukta varolan bir gerçektir.

Kader; Karadeniz coğrafyasına bunu daha da yoğunlaştırmıştır.  

Ama bizim insanımızın, her şeyin üstesinden gelmesini bildiği iki değeri vardır: İnancı ve emeği…  

Bu iki temel gerçek Doğu Karadenizde değişmeyen gerçektir.  

 Saygılarımla  

 

Ali Osman KART  

20 OCAK 2010


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Ali Osman KART Yazıları
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Sivasspor, seksi, foto, Avrupa, Büyükşehir Belediyespor, Bülent Ersoy, twitter, Alparslan Erdem, ebru gündeş, proje, Sakarya, video, Kasımpaşa, İstanbul, internet, seksi, Everton, Bugün, Uğur İnceman, Bayern Münih, Sosyal, Juventus, Yorum, Haber, Emre Aktaş, Van, Denizli, Gülben Ergen, Zonguldak, canlı,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !