orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
HOCAMIZA GEÇMİŞ OLSUN
Hüseyin Hayri Eren (Fahr'inin Mehmet) geçirdiği kaza sonucu ameliyat oldu
ÇOCUK SUSAR SEN SUSMA
115 hamile çocuk! ..Bu utanç tablosunu yaratanlar yargılansın
GİRESUN SPOR ÇEYREK FİNALDE
Giresunspor Ziraat Türkiye Kupasında adını çeyrek finale yazdırdı
EYNESİL YASA BÜRÜNDÜ
Ören Spor'un genç sporcusu trafik kazasında vefat etti
Trabzon'da uçak pisten çıktı
Trabzon’da pistten çıkan uçağın pilotunun ilk ifadesi ortaya çıktı
Kemal Kılçdaroğlu’nun söylemleri Lula’yı çağrıştırıyor

Kemal Kılçdaroğlu’nun söylemleri Lula’yı çağrıştırıyor

  Bu yazı 14 Mart 2011, Pazartesi 10:42:03 eklenmiştir. 4658 kez okunmuştur.
Yazar : Zeynel A. BALCI
CHP Kongresi bir çok yönden dikkat çekti. Baykal’ın ardından yapılan kurultaya katılım kadar yeni genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemleri de tartışma konusu oldu.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 CHP’den uzun süredir duyulmayan “İktidar” ve “Projelerin” telaffuz edilmeye başlanması dikkat çekti. Bazı farklılıklar olsa da yeni söylemler 2002 yılında AKP ile eş zamanlı iktidara gelen ve sosyalist bir sendikacı geçmişine sahip Brezilya devlet başkanı Luiz Inacio Lula Da Silvayani Lula’nın uygulamalarını çağrıştırdı. Lula, 2009 yılı Mayıs ayında Türkiye’yi  ziyaret etmiş ancak sol kesimden  hiçbir siyasi liderin görüşmemesi haklı olarak dikkat çekmişti. Dünyada ses getiren bir ekonomik modelin sol siyasetçilerimizin dikkatini çekmemesi önemli bir ayrıntıdır. Ancak son CHP Kurultay’ında Kemal Kılıçdaroğlu bilmiyoruz ama tahmin olarak söylemek gerekirse sanki bu konuda biraz kafa yormuş görüldü. Kılıçdaroğlu’nun vaadleri arasında yer alan mayınlı arazilerin topaksız köylüye dağıtımı, aile sigortasıyla her ailenin sigortasının olacağını ve paranın kadının banka hesabına yatacağını böylece kendi sözlerini aynen aktarmak gerekirse kadınların çoluk çoğunun karının doyacağı, emekliler için “İntibak” yasasının çıkarılacağı ve durumlarının iyileştirileceği, kesin hesap kanunu, kamu harcamalarını denetleyecek komisyon kurulması ve komisyonun başkanının muhalefetten olması, Güneydoğu’da yatırım yapacaklara sıfır faizli kredi verileceği, tarımın destekleneceği, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele edileceği, varoşlarla birlikte fabrika ve tarlada halkın ve yoksulun yanında olacakları vaadlerinde bulundu.  Yoksullara yardım ağırlıklı konuşmanın Lula ile çıkış noktası olarak kesiştiği söylenebilir. O zaman Lula Brezilya’da ne yaptı diye bakmak gerekecek. 

                Lula bir anlamda İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’yı ayağa kaldıran “Sosyal Piyasa Ekonomisi” uygulamalarına benzer bir yapıyı Brezilya’da uyguladı denebilir. Sosyalizm ile kapitalizmin sentezi diyebileceğimiz Almanya’nın ilk ekonomi Bakanı olan Ludwig Erhard’ın uygulamalarıyla hayat bulan sosyal piyasa ekonomisiyle benzeşen bir çok yönü var. Yoksul kesimlerin ekonomik birey olarak devlet yardımlarıyla sisteme katılması ve bunun mikro (şirket) ve makro (genel) ekonomi bağlamında ekonomik aktivite ve büyümeyi sağlaması olarak da yorumlamak mümkün. Ancak Lula’nın önlem paketinin yanı sıra 200 milyona yaklaşan iç pazar, tarım ve maden kaynaklarının zenginliği,  Brezilya’nın dünyanın en büyük beyaz ve kırmızı et, soya, demir cevheri ve pamuk ihracatçılarından biri olması, dünya emtia fiyatlarındaki yükseliş ve dünya ekonomik konjoktörünün olumlu katkılarının da etkileri var tabi ki. Biz Lula Brezilya'da ne yaptı noktasında hareket edersek özetle şöyle;

Dar gelirli ve yoksul kesime yönelik kredi, tarımda aile işletmelerinin finansmanı, ve istihdamının desteklenmesi, adil paylaşım çerçevesinde üç öğün yemek ve sıfır açlık  programıyla yoksulluk sınırı altındaki 12 milyon aileye (35 milyon insana) çocuklarını okula gönderme ve aşılatama şartıyla kaynak aktarımı, en alt gelir seviyesindeki 12 milyon aileye bütçeden ayda 65 dolar vatandaşlık aylığı bağlanması, asgari ücretin düzenli olarak yükseltilmesi, ücretlilerde gelir vergisi indirimi, yoksulları yardım bağımlılığından üreticiliğe dönüştürmek için 25-30 civarında sosyal proje, kamu bankalarının sosyal politikalarda kullanılması, yolsuzlukla mücadele, şeffaflık, bakanlık ve belediyelerin dahi tüm hesapları, fonları nerelerde ve nasıl değerlendirdiklerinin internet ortamında halk denetimine açılması, emekli maaşlarını sınırlandırırken vergileri düşürüp piyasayı canlandırılmaya çalışılması ve bu yolla şirketlerin istihdam yaratmasına yardımcı olunması, kamuda tasarruf, kamu çalışanlarının haklarının bazılarının kısılması, Merkez Bankası’nı hükümetin denetimi dışına çıkarılması ve özerk bir yapıya kavuşturulması. Ayrıca kamuda tasarruf ve emeklilik sisteminin reformu gibi önlemlerle IMF’den 2003 yılında 30 milyar dolar kaynak sağladı (2005 yılında IMF’e olan 15.5 milyar dolar borcunu ödedi ve 2009 yılında IMF’e kredi verdi), ekonomi bürokrasini tamamen icracı kişilerden oluşturdu. Merkez Bankasının başına özel bir bankanın üst düzey yöneticisini atadı, ekonomi yönetimine gıda ve tarım işletmeleri gibi sanayi şirketlerinin yöneticilerini getirdi, eğitim hamlesi başlattı,  tarımsal ihracat başta olmak üzere ihracat desteklendi, topraksız köylüye toprak dağıtımı vaadinde bulundu ancak bu girişim çok sınırlı kaldı hala eleştiri konusu, varoşlar ve gecekondu bölgelerinde alt yapı yatırımları yaptı. Sosyal ağırlıklı bir politika uygularken Brezilya uluslar arası bir oyuncu olması yolunda adımlar attı. Son İran uranyum takasında Lula’nın oynadığı aktif rol buna örnek gösterilebilir. Bunları yaparken uygulamalardan ve özellikle Amazon yağmur ormanlarının tahribi konusunda çevreciler başta olmak üzere bazı eleştiriler de aldı. Bir ekonomik programın herkesi aynı anda memnun etmesi zor bir durum. Eleştiriler de haklılık payları da vardır. Ancak bugün itibariyle dışarıdan bakıldığında Brezilya, krizden en az etkilenen ve geçtiğimiz yıllarda ekonomik büyümesiyle dikkat çeken bir ülke olarak görülmektedir. Lula ikinci defa seçildiğine ve hala halk desteği olduğuna göre halk nezdinde de başarılı kabul edilebilir.  

Lula, 2002 yılının borçlu ülkesinde kaynak sorununu IMF’den 30 milyar dolar yardım akarak ve kamu tasarrufu yoluyla önemli ölçüde sağladı. Kılıçtaroğlu’nun “Kaynak” bulma noktasında sıkıntı yaşaması olasıdır. Yapılan vaadlerin bir kaynağa ihtiyacı olacağı kesin. Kamu tasarruflarıyla bunun sağlanması zor. Son 6 yılda 38 milyar dolar seviyesinde özelleştirme yapıldı. Telekom, Telsim, Tüpraş gibi devletin büyük tesisleri özelleştirildi. Artık özelleştirmeden büyük kaynak beklemek fazla iyimserlik olur. Birincisi Türkiye’nin özelleştirme portföyü iyice daraldı. Elektrik dağıtım ihaleleri, otoyollar, nükleer enerji gibi bazı tesis ve imtiyazlar kaldı. Bir diğer sıkıntı ekonomik konjoktörün değişmesi. Küresel kriz nedeniyle risk iştahı azaldı, özelleştirmelere yabancı katılımı çok zayıfladı. Eskisi gibi yabancı talebi yok. Milli Piyango ve Nükleer Enerji ihaleleri iptal edilmek zorunda kalındı. Diğer bir sıkıntı borçlanma tarafında. AKP iktidar döneminde borçlanmada zorluk yaşanmadı. Geçen yıla kadar hem ekonomik konjoktör yardım etti, hem de Türkiye dünyanın en yüksek faizini veren Hazine’sine sahipti. 2002 yılından bu yana dış borç stoku 129 milyar dolardan 271 milyar dolara, iç borç stoku da 149 milyar TL’den 343 milyar TL seviyesine ulaştı. Ama artık dış koşullar değişti. Özellikle Euro Bölgesi ülkeleri şu sıralarda ciddi bir borç riskiyle karşı karşıya. Yunanistan, Portekiz, İspanya ve diğer bazı ülkelerinin karşı karşıya olduğu mali zorluklar dış piyasaları sarsıyor. IMF’in imkanları daha çok bu soruna ve bölgeye eğilim gösteriyor. Zaten Kılıçdaroğlu’nun IMF’den kaynak bulma gibi düşüncesinin olduğuna dair bir söylemi de yok. Bütçe içinden kaynak yaratmak zor. Türkiye’nin 2009 bütçesi 52 milyar TL açık verdi. 2010 bütçesinin de 50 milyar TL açık vermesi bekleniyor. Bu nedenlerle kongrede dillendirilen vaadlerin nasıl gerçekleştirileceği konusu kaynakların açıklanmasıyla anlam kazanacaktır. 

26.05.2010

Zeynel A. BALCI       


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
Ramazan ömeroğlu
of anam offffffffff
Zeynel bunu bu kadar uzun yazmasanda bizde yazını yarıda kasmasek tamamını okusak olmazmı
ramazan kıyılıoğlu
halüsinasyon görmüyoruzdur
umut fakirin ekmeği did did ye demiş eskiler,illede iktidara gelmek için umut taciri olmakmı gerekiyor..


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Zeynel A. BALCI Yazıları
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Yorum, , Aykut Kocaman, Fenerbahçe, Klip, Bugün, Denizli, Konyaspor, Süper Lig, Gülben Ergen, Madonna, Atletico Madrid, İstanbul, Uğur İnceman, Serdar Özkan, seksi, twitter, Manchester City, Hülya Avşar, Yıldırım, foto, Bugün, Kasımpaşa, Haber, basın toplantısı, Ferrari, Avrupa, Şebnem Ferah, Belediye Başkanı, Final,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !